HABER GALERİ
HABER GALERİ
HABER GALERİ
HABER GALERİ

KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI GÖNÜLLÜLERİ

“Küre Dağları Milli Parkı gönüllüsü olmak çok şey demektir; doğanın dilini anlamak ve isteklerine cevap vermek, yöre insanının sorunlarını dinleyip, bunlara çözüm bulmaya çalışmak, yaşlılarla dost olmak demektir.”
Küre Dağları Milli Parkı ve çevresinde gönüllü destek sisteminin geliştirilmesi amacıyla Ekim 2010’da Kastamonu ve Bartın’da “gönüllü çalıştayları” düzenlenmişti.
Çalıştaylar sonucunda “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” ortaklarından WWF-Türkiye tarafından “Küre Dağları Milli Parkı Gönüllü Çalışmaları Uygulama Kılavuzu” hazırlandı ve “Küre Dağları Milli Parkı Gönüllü Destek Sistemi” oluşturuldu.
Küre Dağları Milli Parkı gönüllüleri bu çalıştaylarda gönüllülük esasıyla belirlenen işlerin yapılması için çalışmalara başlamış bulunuyor.
Gönüllü çalışmalar kapsamında yürütülen aktiviteleri bizzat bu işleri yürüten gönüllülere sorduk ve Bartın gönüllülerinden Kübra Çetinkaya ve Kastamonu gönüllüsü Uğur Gürsoy ile UNDP Türkiye’nin aylık haber bülteni Yeni Ufuklar için bir söyleşi gerçekleştirdik.
“Yeni Ufuklar: Küre Dağları Milli Parkı (KDMP) için gönüllü olarak çalışma fikri nasıl doğdu? Bu çalışmalar öncesinde Milli Park ve Milli Park’ta yapılan çalışmalar hakkında bilginiz var mıydı?
Kübra Çetinkaya: Bartın küçük bir il olduğu için burada fazla etkinlik olmuyor. Bu yüzden daha aktif olmak, insanlarla etkileşimimi arttırmak ve boş zamanlarımı değerlendirmek için gönüllü olarak çalışmayı istedim. Küre Dağları Milli Parkında yapılan çalışmalarla ilgili daha önce bilgimiz yoktu. İnternet aracılığı ile duyurulardan haberdar olduk.
Uğur Gürsoy: Yaşadığım yer Küre Dağları Milli Parkı’nın en güzel yerlerini barındıran bir bölge. Gönüllülük, bu bölgenin korunması ve tanıtılması için “mutlaka bir sorumluluk alma” düşüncesi ile başladı. Doğa ile iç içe yaşayan biri olarak Küre Dağları Milli Parkı’nın 2000 yılında Milli Park ilan edilmesinden sonra yapılan çalışmaları yakından takip ettim. PAN Park ağına dâhil olma düşüncesi beni çok mutlu ediyor. Bu sistemle KDMP, Türkiye’nin en farklı milli parkı olacaktır. Bu sertifikasyon sistemi bizlere de daha fazla sorumluluk yükleyecektir.
Yeni Ufuklar: KDMP gönüllüsü olmak sizce ne demek?
Kübra Çetinkaya: Aslında çok şey demek; doğanın dilini anlamak ve isteklerine cevap vermek, yeni insanlarla tanışmak, yöre insanının sorunlarını dinleyip, bunlara çözüm bulmaya çalışmak veya yetkili birim ve kişilere bu sorunları iletmek, yaşlılarla dost olmak demek.
Uğur Gürsoy: Gönüllülüğü karşılıksız bir şeyi yerine getirmek olarak düşünürsek, aslında bizler de KDMP’nin gelişmesi ve devamlılığı için karşılıksız çaba sarf eden kişileriz. İnsanların çevre bilinci geliştikçe bu gönüllülük daha da önem kazanıyor. Milli Park gerek büyüklüğü gerek fauna ve florası ile eşsiz ekosistemleri barındırdığından gönüllülere oldukça fazla ihtiyacı var.
Yeni Ufuklar: Gönüllü çalışmaları hangi alanlarda yürütülüyor? Bu çalışmalarla alana, yöre halkına ne gibi katkılar ve desteklerde bulunmak amaçlanıyor?
Kübra Çetinkaya: Önemli tabiat olayları karşısında neler yapılacağı, yaşam tarzlarının ormanla ve doğayla ilişkisini, geçmişten geleceğe nelerin değiştiğini, geçmiş kültürleri, yemek kültürlerini, insanların sorunlarını dinlemeyi temel alan çalışmalar yapıyoruz. Çalışmalarımız daha çok “Sözlü Tarih” çalışması aracılığıyla yürütülüyor. Bu çalışmalar ile yöre halkının yaşadıkları sıkıntıları ve zorlukları öğrendik ve sorunları yetkili birimlere ilettik. Onlardaki yalnızlık duygusunu gidermeye çalıştık.
Projenin yürütülmesinden sorumlu bütün kuruluşlar ve gönüllüler arasındaki uyum ve iş bölümü, başka insanlarla tanışmamıza yardımcı oluyor; gönüllü çalışmayı seven kişileri buluşturuyor. Farklı kesimlerin bir araya gelmesiyle birçok konuda beyin fırtınası yapıyor, daha güzel fikirler ile çalışmamızı şekillendiriyoruz.
Gönüllülerin çalışma sistemi, belirlenen yöntemler ve gönüllülerin ilgi duydukları alanlara göre yürütülüyor. Telefon, e-posta, Yahoo ve Facebook mesajları ile birbirimize ulaşıp gönüllülük çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.
Uğur Gürsoy:Ben gönüllülük çalışmalarında daha çok milli parka gelen ziyaretçilere rehberlik hizmeti veriyorum. Amatörce geziler düzenliyorum. Bir dernek kurduk. Milli park için sosyal projeler yapmak istiyoruz. Milli park çevresinde bulunan yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşlarımızın kültürlerini korumasının, gelecekte onlara ve parka neler kazandıracağı konusunda çalışmalar yaptım. Yine amatörce fotoğraf çekiyorum. Milli parkın bölgemdeki güzelliklerini bu şekilde paylaşıyorum. KDMP’nin PAN Park olması ile yeni bir boyut kazanacağını düşünüyorum. Bu bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız şimdiden ev pansiyoncuğu için imkânları ölçüsünde çalışmalara başladılar.
“GÖNÜLLÜLÜK BAMBAŞKA BİR DUYGU”
Yeni Ufuklar: Küre Dağları Milli Parkı gönüllüsü olarak gerçekleştirdiğiniz çalışmalar size neler kattı? Sosyal sorumluluk bilinciyle gönüllü esasına dayalı çalışmaları tavsiye eder misiniz? Bu çalışmalar nasıl özendirilmeli?
Kübra Çetinkaya: KDMP gönüllülüğü daha aktif olmamı sağladı. İnsanlar ile olan etkileşimimi arttırdı. Yalnız yaşayan yaşlıların sohbete ihtiyaçları olduğu ve bunu sohbet ederek giderebileceğimi öğretti. İnsanları önyargısız nasıl dinleyebileceğimi, dünyaya geniş ufuklar ile bakmamı öğretti.
Gönüllülüğü tabii ki tavsiye ederim. Bu çalışmaların bize neler kattığına kendimden örnek vermek istiyorum. Geçmişte çekingen biriydim. İnsanlarla iletişimim sıfır denecek kadar azdı. Bu gönüllülük işleri kendime olan güvenimi arttırdı.
Küçük hediyeler (kalem, not defteri vs.), çalışmalar sonucunda katılım sertifikası gibi bir belgenin verilmesi özendirici olabilir. İnsanlar ile olan kaynaşmamızı anlatarak da özendirme yapılabiliriz.
Uğur Gürsoy: Gönüllülük hele KDMP gönüllüsü olmak bambaşka bir duygu. Herşeyi ile insanoğlunun hizmetinde olan doğaya bir damla dahi olsa hizmet edebiliyor olmak bana müthiş bir haz veriyor. Her farklı çalışmada yeni insanlar, yeni dostluklar kazanıyorsunuz. İnsanlar yaşadığı çevreye mutlaka bir şeyler verebilmeli. “Ben bir şey yapamam” düşüncesinden mutlaka kurtulmalı ve bir yerden başlamalı.
Gönüllülük çalışmaları daha fazla duyurulmalı ve insanlar bu çalışmalar için davet edilmeli. Bu işlere katkı vermek isteyen kişi sayısının oldukça fazla olduğunu düşünüyorum ama haberleri ve bilgileri olmadığından katkı sağlayamıyorlar.
Yeni Ufuklar: Gönüllü çalışmalarının daha etkin olabilmesi için neler önerirsiniz?
Kübra Çetinkaya: Daha aktif olabilmek için bize maddi ve manevi destek lazım. Çalışmaların daha aktif olmasıyla gönüllülüğü ön planda tutabiliriz. Öğretici seminerler, konferanslar ve geziler düzenlenebilir.
Uğur Gürsoy: Her insanın mutlaka bir konuda gönüllü olarak çalışabileceğini düşünüyorum. Projelerin yapıldığı çevrede yaşayan insanların görüşleri ve yardımları mutlaka alınmalı. Bu hem projenin başarısı hem de destek verenlerin sahiplenmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu çalışmalara basında daha fazla yer verilmeli. İnsanlar kendilerini toplumdan soyutlamamalı. Her insan mutlaka bir yerde bilgisini ve tecrübesini paylaşmalı.