0378 227 18 44
  • tr_flag
  • tr_flag

TARİHİ VE KÜLTÜRÜ

Tarihin farklı evrelerinde pek çok seyyahın notlarına konu olmuş yörenin kayıtlı tarihi Hititlerle başlar. Ardından Frigyalılar ve Lidyalılar bölgeye egemen olmuşlar. M.Ö IV. yüzyılda Perslerin eline geçen Küre Dağları ve çevresi, sonrasında Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından fethedilir. Bölge Pontus Krallığı'na bağlı olduğu M.Ö. I. yüzyılda Paflagonya adıyla anılır. Roma İmparatorluğu’nun egemenliğini, M.Ö. 395 yılından itibaren Bizanslıların yönetimi izler.

Türk egemenliği ise, 1105 yılında Danişmentlilerin bölgeye hâkim olmasıyla başlar. Küre Dağları'nda Anadolu Selçukluları, Çobanoğulları, Candaroğulları gibi Türk Beyliklerinin hüküm sürdüğü biliniyor. 1461’de Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmasının ardından, Cumhuriyet'in ilanına kadar el değiştirmemiştir.



“Küre Dağları” adı, dağların orta kesimindeki Küre ilçesinin adından gelir. Kastamonu'nun ilçesi, bakırlı pirit yataklarının da ev sahibidir. Anıldığı bir diğer isim olan “İsfendiyar Dağları”, 1291–1461 arasında bölgede hüküm süren sekizinci Candaroğulları Beyi olan İsfendiyar Bey’e atfedilir.
Yörenin zenginliği, doğal değerlerinden ibaret değildir, geçmişten bugüne gelen kültürel değerler en önemli zenginliklerdendir. Kültürel değerler, özgün mimari dokusunu koruyan köy evlerinden, kadınların günlük yaşamlarında hala kullandıkları geleneksel renkli giysilere, el sanatlarından yöreye has yemeklere kadar çeşitlendirilebilir. Bazı bitki ve hayvan türleri tıbbi, aromatik ve gastronomik amaçlarla kullanılır.