KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI

COĞRAFİ KONUM

Küre Dagları Milli Parkı Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde Küre Dagları üzerinde yer almaktadır. Tamamen bir plato karakterindeki milli park dogu-batı dogrultusunda uzanır ve yakın çevresi için fiziksel ve sosyal anlamda bir esik niteligindedir. Bu nedenle milli parkın yer aldıgı alan üzerinde hemen hiçbir yerlesme birimi bulunmamakta, sosyal hayat milli parkın yakın çevresinde devam etmektedir. Bu nedenle milli parkın yakın çevresi tampon zon olarak tanımlanmıs ve tampno zonu da içeren bölge planlama alanı olarak kabul edilmistir. Milli park Kastamonu ve Bartın il sınırları içerisinde kalmaktadır. İdari olarak milli park çevresindeki ilçe merkezleri ise Azdavay, Pınarbası, Ulus, Kurucasile, Amasra ve Cide’dir. Toplam 37.000 ha alan milli park ve yaklasık 80.000 ha alan da tampon zon olarak ayrılmıstır.

MİLLİ PARKIN ÖNEMİ

Milli park ve yakın çevresi Batı Karadeniz Karst Kusagı içerisinde yer almaktadır. Karstik kusak malm-kretase yaslı sıg denizel transgresyon ürünüdür. Karst formasyonun maksimum kalınlıgı 1000 m civarında, minimum kalınlıgı ise 200 m. kadardır. Kusak üzerinde alt-orta miyosenden baslayan jeomorfolojik süreçlere baglı olarak dört ana asınım yüzeyi gelismis ve bu karstik kusakta karst jeomorfolojisinin ulusal ve uluslar arası düzeyde ilginç örnekleri olusmustur. Bu karstik birimler içerisinde özellikle kanyonlar, bogazlar, magaralar ve düdenler görülmege deger ögelerdir. Planlama alanı bitki kusakları açısından euro-siberian floristik bölgenin öksin kesiminde kalmaktadır. Öksin bölgenin genel karakterine baglı olarak orman ekosistemi içerisinde karısık yapraklı türler ile igne yapraklı türler alan içerisinde genellikle homojen bir karısıma sahiptir. Özellikle milli park içerisinde kalan kesimlerde herdem yesil ve yapragını döken agaç ve çalıların baskın oldugu nemli karaktere sahip bir vejetasyon yapısı hakimdir.

Küre Dagları Milli Parkının vejetasyon yapısı dört ana grupta toplanabilir;

  1. Batı Karadeniz ılıman kusak kayın ve göknar ormanları
  2. Yalancı maki formasyonu
  3. Karstik alandaki biyolojik çesitlilik açısından önemli karısık orman
  4. Endemik bitki türlerinin varlıgı

Kayın ve göknar ormanları ile yalancı maki formasyonu ülkemizde genis bir yayılım alanına sahiptir. Karstik alandaki karısık ormanlar ise biyolojik çesitlilik açısından gerek bitki türleri ve gerekse bu türlerin kompozisyonu açısından son derece önemlidir Milli park ve yakın çevresi zoolojik açıdan da ulusal ve uluslar arası düzeyde öneme sahip bir alandır. Türkiye de varlıgı bilinen 132 memeli türünden 40’ına bu bölgede rastlanmaktadır. Ayrıca vasak, su samuru, karaca ve geyik gibi nesli tehlike altında olan türler de bu bölgede yasamaktadır.

Avifauna açısından yörede 38 kus familyasından 129 kus türü bu bölgede yasamakta, bunların 46’sının soyu tükenme tehlikesi altındadır. Ayrıca alanda, yırtıcı kuslardan akbaba ve gece yırtıcı türleri de yörenin avifaunal açıdan zenginligini ortaya koymaktadır. Alandaki kanyon, magara, düden, selale gibi olusumlar ile karısık yapraklı ormanlar, dogal kompozisyon içerisinde çesitlilik olusturarak dogal peyzaj açısından essiz bir manzara bütünlügü ortaya koyarlar.

Milli parkın yakın çevresi zengin ve çesitli folklorik degerlere sahiptir. Milli parkın dogal güzelliklerinin yanı sıra bu folklorik degerler yörenin en önemli turizm potansiyelini olusturmaktadır. Zengin halk müzigi, giyim-kusamdaki özgünlük ve yerel mutfak, halk kültürünün en önemli ögeleridir. Ayrıca yöre halkının birçok kutsallık atfettigi türbe, yatır ve ziyaretgahlara milli park ve yakın çevresinde rastlanmaktadır. Yöre halkının bir dönem yogun ziyaret mekanları olan bu gibi yerler zaman içinde eski önemini kaybetmis ve artık halk sözkonusu alanları sadece toplu ziyaretler biçiminde gezmektedir. Geleneksel kullanımlar içinde önemli bir role sahip olan bu tür kutsal mekanların toplum hayatında yeniden fonksiyon kazanmasının saglanması gerekmektedir.

Milli park çevresindeki nüfus içerisinde kadınlar giyimlerinden baslamak üzere davranıs biçimlerine kadar erkeklerden farklılık göstermektedir. Yöre erkeklerinin göçler basta olmak üzere büyük çogunlugunun sehirlerle özellikle stanbul ile çok sıkı baglantıları bulunmaktadır. Bu dısa açılma erkek nüfusu sehir hayatına, turizme ve diger sektörlerle entegrasyona yakın hale getirmistir. Bu sebeple yöreye yapılacak yatırımlarla canlanacak yasamın erkek nüfus açısından bir problem olusturmayacagı, aksine olarak bunun yörede simdiden ortaya çıkan bir beklenti oldugu görülmüstür. Bunun yanında sosyo-kültürel degisimler açısından dünya genelinde muhafazakarlıkları ile bilinen kadın nüfus açısından milli parkla baslayan sürecin endiseyle takip edildigi gözlenmektedir. Yöredeki erkek ve kadın nüfusun bugünden yarına kıyafetten hayat tarzına kadar uzanan bir “sehirli yasam tarzı ile entegrasyon” sürecini desteklemek üzere bir çaba içinde olmayacagı tahmin edilmektedir. Milli park alanında halk hekimligi bakımından bazı otsu türlerin yöre halkı tarafından önemsendigi gözlenmistir.

Yöre halkı, esrarengiz olaylar, efsanevi ve define hikayelerinin anlatımı açısından oldukça zengindir. bu kültür dokusunu ortaya çıkarmak ve bu dokudan yararlanılarak milli parkın anlamlar dünyasını gelistirmek ve zenginlestirmek mümkündür. Milli parkın yakın çevresindeki yerlesmeler genelde mahalle tarzı yerlesmeler olup, Karadeniz Bölgesi’nin tipik dagınık yerlesme formunu göstermezler. Yerlesmelerdeki konutlar genelde ahsap malzemeden yapılmıs geleneksel mimarinin özgün örnekleri biçimindedir. Bu konutlar milli parka gelecek ziyaretçiler ve yöre turizminin canlandırılması için önemli kaynaklar olarak degerlendirilmelidir. Ancak yöre nüfusundaki göçün yaz aylarında ve emeklilik sonrasında tersine döndügü gözlenmektedir. Tersine göçle yeniden yöreye yerlesen nüfus geleneksel tarzda yasamak yerine geleneksel yasam biçiminden uzaklasmakta ve özellikle geleneksel mimariyi terk etmekte ve bu mimarinin yerine betonarme evleri tercih etmektedir. Bu nedenle de her geçen gün betonarme evlerin sayı ve oranı artmaktadır. Gelecek açısından önemli bir olumsuzluk olarak görülen bu sürecin tersine çevrilerek geleneksel mimarinin özendirilmesi ve milli parkın yakın çevresinde betonlasmanın önüne geçilmesi gerekmektedir.

MİLLİ PARKIN AYRILMA AMAÇLARI

  1. Alanın dogal, kültürel ve estetik degerlerini korumak
  2. Alandaki dikkat çekici kaynak degerlerini yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtmak
  3. Alanın kaynak degerlerinin öneminin kavranması için topluma ve meslek kamuoyuna yönelik egitim programları düzenlemek
  4. Geleneksel yasam tarzını, giyim ve davranıs biçimini ve yapı tipini korumak ve bu degerlerin devamlılıgı için gerekli önlemleri almak.
  5. Bilimsel arastırmalar ve çevresel izlemeyi desteklemek
  6. Türk halkının çevre bilincinin yükseltilmesine katkı saglamak